Katılım Bankaları ile Normal Bankaların Farkları Nelerdir?

Twenty 20

Katılım Bankaları ile Normal Bankaların Farkı Nedir?

Değerli okuyucular öncelikle şunu belirtmeliyim, Katılım Bankacılığı olarak adlandırılan esasları bakımından farklı işleyişe sahip bankacılık ürün ve hizmetlerini kısa bir yazı ile özetlemek pek mümkün değil. Olabildiğince basit açıklamalarla ve bunları destekleyen basit ama anlatımı ve anlamayı kolaylaştıran örneklerle yazmaya özen göstersem de yazımı okuduktan sonra konuyla ilgili detaylı araştırma yapacağınız temennisi ile başlıyorum.

Katılım Bankacılığı’nın temel prensibi, sektörün adından da anlaşılacağı üzere, bankanın yapmış olduğu ticarete katılım olarak görülmelidir. Günümüz şartlarında finans kuruluşları ile çalışmadan hayatı sürdürebilmek olağan gözükmüyor. En basit örnek olarak, sigortalı bir işte çalışan her birey maaşını banka üzerinden almakta, ailesinden uzakta okuyan öğrenci banka yoluyla harçlık veya burs alabilmektedir. Hayatımızın önemli bir noktasında hatta ekonomistlerin de dile getirdiği gibi ekonominin merkezi konumunda olan bankalar ile bu kadar iç içe isek ve bizlere tercih imkânı sunuldu ise sektörde faaliyet gösteren bankaları tanımamız, bu bankaların ürün ve hizmetleri hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir.

Katılım Bankacılığında Faiz Var mıdır?

Müşteri penceresinden bakıldığında, bankaların ürün ve hizmetlerinden en çok kullandıklarımız mevduat hesabı ve alınan kredilerdir ( finansmanlar ). Katılım Bankası ile Konvansiyonel Banka arasındaki farkları bu iki ana ürün üzerinden değerlendirmeye çalışalım.

Mevduat hesabı adı verilen ürün, müşterilerin bankaya yatırdıkları paranın değerlendirildiği havuzdur. Vadeli mevduat ve vadesiz mevduat olarak ikiye ayrılmaktadır. Katılım Bankacılığını Faizli Bankacılık ’tan ayıran en önemli unsurlardan bir tanesi, yatırmış olduğunuz vadeli mevduat hesabındaki paranızın hem kârına hem de zararına ortak olmanızdır. Çünkü ticarette hem kâr etme hem de zarar etme olasılığınız vardır. İki farklı işleyişe sahip bankacılık faaliyetlerini karşılaştırırken düştüğümüz en büyük yanılgı “ para yatırdığımızda her iki banka da üzerine para veriyor, ikisi de faiz “ düşüncesidir. Faiz ile kazanç sağlayan konvansiyonel bankalar siz paranızı yatırdığınızda ( aylık açılan vadeli mevduat hesabı için )  gelecek ay ne kadar faiz alacağınızı size söyleyebilir. Çünkü elde edeceği faiz geliri bellidir. Katılım Bankası ise yapmış olduğu ticaretlerden elde ettiği kârı vadeli mevduat hesaplarına paylaştıracağı için size gelecek ay ne kadar kazanç elde edeceğinizi net olarak paylaşamaz. Yatırmış olduğunuz mevduatın faizsiz kazanç olmasını sağlayan en büyük etmen budur. Zarar kelimesi her ne kadar kulağa olumsuz gelse de faizsiz kelimesinin hoşluğu eminim zararı gölgede bırakacaktır. Yatırılan paranızın zarara uğraması için bankanın kapanma aşamasına gelmesi veya o dönem içerisinde yaptığı tüm ticaretlerin toplamında zarar açıklaması gerekmektedir ki bu da bankacılık sektöründe çok görülen bir durum değildir.

Kâr elde edilen ticaretler nelerdir?

Bu sorunun cevabı faizsiz gelir elde etme açısından önemlidir. Kullandırılan finansmanlardan elde edilen kâr, kiralanan ( leasing ) iş makineleri vb. hizmetlerden elde edilen kâr, sigorta kalemlerinden elde edilen kâr gibi uzun bir liste hazırlanabilir. Önemli nokta şudur ki, hangi işlem olursa olsun bu faaliyetten bir kâr elde edilecek ve elde edilen kâr müşteri ile paylaşılacaksa faizsiz kazanç olması Katılım Bankacılığı açısından net bir kuraldır.

Mevduat ürünü anlatıldığında müşteri olarak faizsiz sisteme uygunluğunu anlamak daha doğrusu kabul etmek kolay oluyor ancak aynı durum finansmanlar için her zaman geçerli olmuyor.

Katılım Bankalarından Nakit Kredi Çekilebilir mi?

Anlatmaya çalıştığım konu, yapılan fiil değişmese bile yaparken ki usuller faizsiz sisteme uygunluğunu belirleyen faktörlerdir. Katılım Bankaları’ndaki finansman ile diğer bankalarda kullandırılan finansmanları birbirinden ayıran birkaç husus bulunmaktadır. Önemli bir farklılık, Katılım Bankacılığı ürünleri arasında nakdi olarak verilen ihtiyaç kredisi ürünü yoktur. Faiz tanımı incelendiğinde, bir ürünü verip aynı üründen daha fazla veya daha az almak olarak açıklanır. Nakit olarak verilen ihtiyaç kredisi de para verip yine para olarak daha fazla tutarlı geri alındığı için caiz değildir. Kullandırılan finansmanda muhakkak bir ürün veya hizmetin satın alımının söz konusu olması gerekir. Araç alımı, gayrimenkul alımı, eğitim, sağlık, mobilya vb. şekilde bankanın yapacağı ödemeye karşılık bir ürünün peşin alınıyor olması gereklidir. Banka yetkilileri tarafından alınacak ürün veya hizmetin peşin alımı için müşteriye sözlü olarak, bankanın parasını alım işleminde kullanabilmesi için vekâlet verilmelidir ve müşteri peşin olarak satıcıdan banka adına alım yapmalıdır. Daha sonra banka ile müşteri arasında yapılan sözleşme şartları içerisinde müşteriye vadeli satış yapılır. Yapılan bu ticarette peşin alınan mal veya hizmetin üzerine kâr konularak vadeli satılması İslam esaslarına göre uygundur. Burada da düşülen en büyük yanılgı “ o banka da üzerine aynı oranda ekleyerek geri alıyor bu banka da, ikisi de faiz “ düşüncesidir. Mevcut piyasalarda kâr sağlayabilmek için belirlenen oran bankadan bankaya çok aşırı farklılık göstermez ki bu mümkün de değildir. Dikkat edilmesi gereken konu, finansman kullanırken o ticarette kullanılan para nereden geldi? Kullandırım süreci faizsiz sisteme uygun yönetildi mi?

Yazımı Siz değerli Okuyuculara bir soru yönelterek sonlandırmak istiyorum. Bu sektörün içinde yer alan birisi olarak en çok karşılaştığımız dönüş şu oluyor “ ben ikisinin de faiz olduğunu düşünüyorum bu yüzden katılım bankasıyla çalışmamın bir anlamı yok ben konvansiyonel banka ile çalışıyorum”.

Sorum şu, sizin düşünceleriniz nedir?

Ayrıca;

Türkiye’de Hizmet Veren Katılım Bankalarının Listesine Buradan Ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.